Bugün 08 Ağustos 2022 Pazartesi, en güzel duygudur sevmek...

Sen Hiç...

Tarih Gönderen
Sen hiç sevdiğin kişiden yana şansızlıklar yaşadın mı? Sen hiç âşık olmaktan kurtulduğuna sevindiğin bir anda aslında âşık olduğunu anladın mı? Sen hiç kendine itiraf edemediğin bu olayı başkasına söyleyerek destek bulmak istedin mi? Sen hiç sevilmediğini bilmene rağmen sevdin mi? Sen hiç duygulandığın anda bunu yok etmek için başka arayışlara yöneldin mi? Sen hiç duygu yoğunlaşmasının ne demek olduğunu gördün mü? Sen hiç bir ümit bulduğunu sandığın anda bunun aslında ümitsizliğin ta kendisi olduğunun farkına vardın mı? Sen hiç çıkmazlara düşüp buradan bir daha çıkamayacağını anladın mı? Sen hiç benim gibi imkânsızlara takılıp kaldın mı? Sen hiç sonsuzlukla mücadele ettin mi? Sen hiç, sen hiç benim seni sevdiğim kadar birisini sevdin mi? Bunların hiçbirini yaşamadın değil mi? Evet, ben de öyle düşünmüştüm zaten

Oysaki bütün bunları ben içimde büyük bir ıstırap ile yaşadım ve hala yaşıyorum. Üstelik bunu yaşarken de içimden ümidi eksik etmemeye gayret gösteriyorum. Çünkü bu dünyada ümidini yitirmiş olan bir insan daha fazla yaşamını sürdüremez. İşte ben yaşamımı sürdürmek, daha doğrusu senin için sürdürmek yüzünden olmayan ümidimi içimde taşıyorum. Hem de büyük bir beklentiyle taşıyorum. Ama bunları sen anlar mısın bilmiyorum. Bunları anlayıp da ne demek olduğunu bilir de bana biraz da olsun yakınlaşır mısın bilmiyorum. Zaten beni en çok kahreden de bu belirsizlik. Şu anda sana karşı neler hissettiğimin bile tam olarak farkında değilim. Aslında farkındayım ama bunu aynaya bakıp da kendime bağırarak itiraf edemiyorum bir türlü. Belki de buna sebep senin bana imkânsız olmandan kaynaklanıyor. Sen imkânsızımsın. Bunu hiçbir kaide değiştiremez bunu da biliyorum. Aslında ben her şeyi biliyorum, ancak buna her nedense bir türlü yön veremiyorum. Yön verip de kendimi bundan kurtaramıyorum. Duygularım sende kalmış anlıyor musun? İşte bu yüzden ben ne yapacağımı bilemez bir halde şaşkınca ne yapmam veya yapmamam gerektiğini düşünüyorum. Ne yapmalıyım acaba? Her şeyi olanca çıplaklığıyla sana anlatmalı mıyım, yoksa anlatmayıp da daha zamanı var diyerek beklemeli miyim?

Belirsizlikler... Beynime bir bıçak gibi saplanmış duruyor. Açamıyorum içini bakamıyorum bu belirsizliklere. Bakıp da bu belirsizliklere neyin sebep olduğunu bilemiyorum. Belki de bu belirsizliklere benim korkum sebep oluyordur. Çünkü ben sana cesaretsizlikten bir türlü gerçekleri açıklayamıyorum ve açıklayamadığım bu gerçeklikler içimde sürekli gizlendiği için de belirsizliklere dönüşüyor ve böylece belirsizlikler oluşuyor. Oluşuyor ve beni mahvediyor. Aslında benim bildiğim şeyler belirsizlik değil, ancak bunu kendime bile açıklayamadığımdan yine belirsizlik olarak kalıyor. Bu arada ben neden kendime açıklamıyorum biliyor musun bu gerçekleri? Çünkü ben bunları ilk önce bunların oluşmasına sebep olan kişinin bilmesini istiyorum da ondan. Evet, bunlara sebep olan kişi sensin ve senin duymanı istiyorum. Bunu nasıl yapacağımı, yani bunu sana nasıl duyuracağımı bilemiyorum, ama bir ses bana bunu yapmam gerektiğini söylüyor. Ben de bunu yapacağım günü bekliyorum...

 
0 oy, 0.00 puan

Yorumlar

hckrm_kzmhckrm_kzm14.02.2009
cok güzeldi saolasın yüreğine saglık paylastgn için..

Yorum Yaz

Adınız:
Mesajınız:
 

Benzer Konular

Bağlantılı Etiketler:
, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ...

İlgili Olabilecek Sayfalar:
Love.GEN.TR, Aşk ve Sevgi Sitesi
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 - 2021