Bugün 24 Mart 2026 Salı, aşık olmak için güzel bir gün!

Ustalardan Şiirler



kanatları parça parça bu ağustos geceleri
yıldızlar kaynarken
şangır sungur ayaklarımın dibine dökülen
sen
eğer yine İstanbul'san
yine kan kopuklu cehennem sarmaşıkları büyüteceğim

pancak pancak şiirler tüküreceğim
demek yine ben
limandaki direkler ormanında bütün bandıralar ayaklanıyor
kapı önlerinde boyunlarını bükmüş tek tek kafiyeler
Yahudi sokaklarını aydınlatan telaviv şarkıları
mavi asfaltlara çokmuş
diz bağlıyor
eğer sen yine İstanbul'san
kirli dudaklarını bulut bulut dudaklarıma uzatan
Sirkeci Garı'nda tren çığlıklarıyla bıçaklanıp
intihar dumanları içindeki Haydarpaşa'dan
Anadolu üstlerine bakıp bakıp
ağlayan
sen eğer yine İstanbul'san
aldanmıyorsam
yakaları karanfilli ibneler eğer beni aldatmıyorsa
kulaklarımdan kan fışkırıncaya kadar
yine senin emrindeyim
utanmasam
gözlerimi damla damla kadehime damlatarak
kendimi yani su bildiğim Atilla ilhan'ı
zehirleyebilirim

sonbahar karanlıkları tuttu tutacak
tarlabaşı pansiyonlarında bekarlar buğulanıyor
imtihan çığlıkları yükseliyor üniversite'den
tophane iskelesi'nde diesel kamyonları sarhoş
direksiyonlarının koynuna girmiş biçkin şoförler
uykusuz dalgalanıyor

ulan İstanbul sen misin
senin ellerin mi bu eller
ulan bu gemiler senin gemilerin mi
minarelerini kurdan gibi dişlerinin arasında
liman liman götüren
ulan bu mazot tüküren bu dövmeli gemiler senin mi
aksamlar yassıldıkça neden böyle devleşiyorlar
neden durmaksızın imdat kıvılcımları fışkırıyor
antenlerinden
neden
peki İstanbul ya ben
ya mısralarını dört renkli duvar afişleri gibi boy boy
gümrük duvarlarına yapıştıran yolcu Abbas
ya benim kahrım
ya senin ağrın
ağır kabaralarınla uykularımı ezerek deliksiz yaşattığın
çaresiz zehirle kusan çılgın bir yılan gibi
burgu burgu içime boşalttığın
o senin ağrın
o senin

eğer sen yine İstanbul'san
yanılmıyorsam
koltuğumun altında eski bir kitap diye götürmek istediğim
Sicilyalı balıkçılara Marsilyalı dok isçilerine
satir satir okumak istediğim
sen
eğer yine İstanbul'san
eğer senin ağrınsa iğneli beşik gibi her tarafımda hissettiğim

ulan yine sen kazandın İstanbul
sen kazandın ben yenildim
kulaklarımdan kan fışkırıncaya kadar
yine emrindeyim
ölsem yalnız kalsam cüzdanım kaybolsa
parasız kalsam tenhalarda kalsam çarpılsam
hiç bir gün hiçbir postacı kapımı çalmasa
yanılmıyorsam
sen eğer yine İstanbul'san
senin ıslıklarınsa kulaklarıma saplanan bu ıslıklar
göz bebeklerimde gezegenler gibi donen yalnızlığımdan
bir tekmede kapılarını kırıp çıktım demektir

ulan bunu sen de bilirsin İstanbul
kaç kere yazdım kim bilir
kaç kere kirpiklerimiz kasaturalara dönmüş diken diken
1949 eylul'unde birader mirc ve ben
sokaklarında mohikanlar gibi ateş yaktık
sana taptık ulan
unuttun mu
sana taptık

 
0 oy, 0.00 puan

Şairin Sitemizdeki Diğer Şiirleri

Adım Sonbahar (3059 kez okundu)
Adimla nasil berabersem (2914 kez okundu)
Ağır Kan Kaybı (2651 kez okundu)
Ağustos Çıkmazı (3263 kez okundu)
An Gelir (2332 kez okundu)
Ayrılık Sevdaya Dahil (3279 kez okundu)
Aysel Git Başımdan (2802 kez okundu)
Ben Artık Küsüm (2370 kez okundu)
Ben Sana Mecburum (3018 kez okundu)
Bence Malumdur (3213 kez okundu)
Beni Ararsan (6962 kez okundu)
Böyle Bir Sevmek (2403 kez okundu)
Elde var hüzün (2128 kez okundu)
Elimden Gelen Bu (2361 kez okundu)
Geç Kalmış Ölü (2693 kez okundu)
Güz Söylenceleri (2358 kez okundu)
İki Yüzlü Melekler (2112 kez okundu)
İstanbul Ağrısı (1908 kez okundu)
Mahur Beste (2463 kez okundu)
Mercanlar Uzağı (2442 kez okundu)
Nasıl Bir Sevdaysa (3319 kez okundu)
Sana Ne Yaptılar (2151 kez okundu)
Sen Yoksun (2255 kez okundu)
Sisler Bulvarı (2054 kez okundu)
Yağmur Kaçağı (2379 kez okundu)

Yorumlar

Henüz kimse tarafından yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Adınız:
Mesajınız:
 

Love.GEN.TR, Aşk ve Sevgi Sitesi
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 - 2021