Aşk 06 Eylül 2010 Pazartesi
Hoşgeldiniz ziyaretçi, lütfen giriş yapın ya da kayıt olun.



Tutkulu bakışların sağanağında yağmur çiçeklere olan özlemini yağdırır. Özlemler sağanak şeklinde yağar alabildiğine hızla ve sessizce. Unutma ki; martılar okyanusları ister, kuşlar engin mavileri, kelebekler papatyaları, bülbüller hasret kaldıkları uğurlarında aşk şiirleri fısıldadıkları gülleri ister. Bense uğruna ölümü bile hiçe sayacağım sevgini istiyorum karçiçeğim. Sevginle yaşamak ve sevginle ölmek istiyorum. Beni var eden sevgini benimle bir ömür boyu paylaşır mısın?


Her gece yıldızları toplar gönderirdim sana ve sık sık balkona çıkıp o yıldızlara bakardım.
Ve de düşünürdüm geçmişimi geleceğimi. Sonra tamam derdim kendi kendime,
hayata iyimser bakmamı sağlayan çektiğim acıları hafifleten sen vardın.
Çünkü yazdıkların söylediklerin yüreğime akardı. Oysa şimdi ıssız gecelerde katran tutmuş haldeyim.
Buz tutmuşum ama üşümüyorum tuzlu göz yaşlarımla hayal etnek yerine rüyamda görmek istiyorum seni.
Ama her seferinde uykumun yarısında uyanıyor... (Devam)


Güneşin başka iklimleri aydınlatmaya, başka gönülleri ısıtmaya gittiği şu saatlerde, kâğıdı, kalemi elime alıp,
seninle dertleşmek, yalnızca sana yazmak ve yalnızca seni özlemek geçiyor içimden. Sana yazmak. (Sana Seni Yazmak).
Seni ve yüreğimde anlam bulan duyguları. Sana ait yüreğimin derinliklerinden kopup gelen artçı şokları anlatmak..
Ve toprağı alnından öperken yağmur taneleri, tüm benliğimle sana yağmak istiyorum. Bu gece dudaklarımdan dökülen her
kelimede sen varsın ve yi... (Devam)


Deniz kıyısında bir kayayım ben. Taştan yapıldığım için sert derler vücuduma... Yorgun başımı gömdüm sularına...
Ve sesin içimdeki cehennemin alevlerine yağan sağanak gibiydi. Kaptırdım varlığına taştan bedenimi...
Lodos ile başladı her şey ve meltem ile bitiyor. Bitince sesin gidiyor kıyılarımdan. Hastayım.
Taştan alnımda bulamayınca ellerini, sabahlarıma ağlıyorum. Doludizgin koşturuyordun kum tanelerinin yanına...
Oysa bana çarptığın anı kelimeleştiriyordum. Ruhuma inecek adım... (Devam)


Aşk bu ya insanları yollara düşürür. Sonunun nereye varacağı bellli olmayan bir serüvene atıldın, sorgusuz sualsiz...
Ne ruhuna, ne bedenine ne de yüreğine söz geçirebildin. Benim gibi sende özlemle yandın. Hatta öyle zamanlar oldu ki, saatler dakikalar geçmesin istedik. Ve zaman iskencecilerin en yetenekli rolüne soyunarak acının en dayanılmazını tattırdı sana ve bana... Evet duygularınla hareket ettin oysa duygular anlıktır, anlarsa geçicidir bana inansaydın ya da beni azcık hissetseydin b... (Devam)